Bir Futbol Felsefesi Geliştirmek...

Editör                                                                                    Haziran 2002, Sayı: 94, Sayfa: 1

Bu sayımızda, ülkemizde bugüne kadar yapılmamış bir şeyi yapıyoruz: Tüm dünyada kitleleri büyüleyen, heyecanlandıran, zapt-u rapt altına alarak kendisine bağlayan futbol fenomenini tüm yönleriyle ve boyutlarıyla anlamlandırmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar bu konuda ülkemizde hep magazin basını ve magazinleşen medyamız konuştu ama böylesine önemli bir konuda bize hiçbir şey söylemedi.

İşte biz Umran’ın bu sayısında bu sessizliği bozuyor ve artık tüm dünyanın handiyse “en ortak dili” haline gelen futbol fenomeninin doğasını, süreçlerini, boyutlarını ve sonuçlarını düzeyli bir dille tartışıyoruz.

Futbol üzerinde düşünürken iki temel yaklaşımı eksene aldık: Birincisi, futbolun salt görünen yüzüyle ilgilenen popüler kültür yaklaşımlarını kullandık. İkinci olarak da futbolun asıl yüzünü, görünmeyen yüzünü din-dışı kutsallıklar kavramı ekseninde incelemeye ve bir futbol felsefesi geliştirmeye çalıştık. Ve futbol’un salt büyüleyici bir oyun olmadığı, aynı zamanda din’in yerini alan din-dışı yapay, geçici, sahte kutsallar, hazlar ve kaçışlar üreten yeni paganizm (putperestlik) biçimlerinden biri haline dönüştüğü sonucuna vardık.

İstanbul İletişim’den profesör Edibe Sözen ve Dilaver Demirağ’la yaptığımız açıkoturum, bu bağlamda yepyeni ufuklar açıyor önümüze. Ülkemizin en genç ama en yetkin, üretken ve imajinatif iletişimbilimcilerinden ve sosyal teorisyenlerinden Edibe Sözen ve “yeni düşünür tipi”nin parlak temsilcilerinden Dilaver Demirağ’la yaptığımız açıkoturumu zevkle okuyacağınızı şimdiden haber vermek isteriz.

Kapak dosyamızın ilk bölümünde yer alan Mustafa Aydın, Dilaver Demirağ ve Yusuf Kaplan’ın yazıları sorunun teorik çerçevesini çiziyor. İlk akademik makalesini yazan Cihat Arınç’ın medyada bedenlerin ikonlaştırılması sorununu tartışan metni, Cihat’ın akademik ve entelektüel geleceğinin ne denli parlak olduğunu muştuluyor bize. Mehmet Özay’ın “freak dans”ı konu edinen makalesi de oldukça ilginç bir dünyaya götürüyor bizi. Bu bölümde ayrıca, ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee’nin yeni paganizm tehdidine dikkat çeken uyarıcı bir makalesi yer alıyor.

Rasim Özdenören, Muhsin Mete, Mustafa Everdi ve Mustafa Tekin’in dosyamızın ikinci bölümünde yer alan yazılarını da yararlanarak okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

Bu sayımızdan itibaren Yusuf Kaplan “Düşünce Tarihi Atlası” ile bizi düşünce tarihinde derinlikli, ufuk ve zihin açıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

Gündem sayfalarımızda Diyanet’in Tarabya Toplantısı’nı profesör M. Akif Aydın ve teorisyen Abdurrahman Arslan’la yaptığımız kapsamlı açıkoturumda; Ali Bulaç ve Abdullah Yıldız’la ise analizleriyle çeşitli açılardan masaya yatırdık ve tartıştık. İbrahim Karagül, ABD-Rusya y/akınlaşması konusunda önemli bir analiz yazısı yazdı. Necmettin Türinay, post-Ecevit sürece ilişkin dikkate değer gözlemler yapıyor.

Kültür Sanat sayfalarımızda Hasanali Yıldırım, bizi “edebiyatın cümle kapısı”nda heyecanla bekliyor ve bekletiyor. Ülkemizin birinci sınıf humor (mizah) yazarlarından Halil Kaleli, artık her sayımızda hal-i pür melalimizin vaziyeti coğrafyasını gösterecek bize. Yepyeni, dopdolu ve heyecanlı Umran’larda buluşmak dileğiyle. 

 


  • Sayı: 298
  • Sayı: 297
  • Sayı: 296
  • Sayı: 295
  • Sayı: 294
  • Sayı: 293
  • Sayı: 292
  • Sayı: 291
  • Sayı: 290
  • Sayı: 289
  • Sayı: 288
  • Sayı: 287