Moğollar Sınırda; "Seçkinciler" Bürokratik Darbe Peşinde

Editör                                                             Şubat 2003, Sayı: 102, Sayfa: 1

Yeryüzünde tek kutuplu bir küresel imparatorluk kurmayı hedefleyen ABD, imparatorluk sınırlarını Irak ve Körfez üzerinden Ortadoğu’ya, oradan bütün İslâm dünyasına ve nihayet tüm gezegene yaymak istiyor. İsabetli bir teşbihle “çağdaş Moğol istilâsı” olarak adlandırılan Amerikan yayılmacılığı, güneyimizdeki tarihin en büyük yığınağıyla üzerimize abanırken; içeride iktidar dizginlerini ellerinden bırakmak istemeyen seçkinci elitler, çeşitli bürokratik ayak oyunları ile egemenliklerini sürekli kılacak bir hegemonik düzen tesis etme peşindeler.

28 Şubat 1997’den bu yana, ülkeyi her alanda içinden çıkılması pek müşkül bir kördüğümle karşı karşıya bırakan bu hegemonik süreç, yalnızca toplumu ve onların oylarıyla işbaşına gelen hükümetleri değil, bu hegemonyayı üretenleri de sarmalına almış bulunuyor. Bu uğursuz süreci inatla ve ısrarla devam ettirerek toplumun bir kesimini ‘düşman’ görme, hukuku siyasallaştırma, medyayı psikolojik savaş aracı olarak kullanma... alışkanlıklarını sürdürenler, şimdi de bağımsız, etkili, yetkili ama ‘sorumsuz’ üst kurullar ve kurumlar vasıtasıyla sürekli bir bürokratik darbe süreci başlatarak ülkenin kaderinde söz sahibi olmak arzusundalar ve bu uğurda “savaşı” bile bir imkân olarak değerlendirmek eğilimindeler.

Derginiz Umran, yaşamakta olduğumuz bu kritik dönemeçte, ülkeyi daha büyük badirelere sürükleyebilecek böyle bir postmodern bürokratik darbe oluşumuna karşı herkesi dikkatli ve uyanık olmaya çağırıyor ve konuyu kapağına taşıyor. Yazarlarımız Yıldırım Canoğlu, M. Emin Göksu ve A. Cemil Ertunç, sorunu siyasal, sosyolojik ve tarihsel boyutları ile analiz ederken, H. Celal Güzel bürokrasi-siyaset ilişkisi, Prof. Dr. Şefik Dursun YÖK, Prof. Dr. A. Yüksel Özemre de eğitim sistemi bağlamında çeşitli yönleriyle ele alıyorlar.

Gündemin en sıcak konusu ‘Amerikan saldırganlığı’nı, Abdullah Yıldız tarih felsefesi açısından, Mustafa Özcan ABD’nin yeni bir dini söylem oluşturma projesi dolayımında değerlendirirken, Dr. Necmettin Turinay ise, bu yeni tehlike karşısında dünyanın ve Türkiye’nin tavrını, özellikle de AKP kurmaylarının geliştirdiği yeni vizyonu tahlil ve tasvir ediyor. Bu çerçevede Terörün Efendileri kitabının yazarı Mesut Karaşahan’la yapılan röportaj, ABD’nin sözde “İslâmî terör” gerekçeli “küresel terör”ünü farklı boyutlarıyla kavramamıza yardımcı oluyor.

Postmodern darbe sürecini başlatan 28 Şubat’ın 6. yılında, iç ve dış güç odaklarının Refahyol ve Erbakan’dan “kurtulma” planlarının o günkü fikir babalarından Amerikalı siyaset teorisyeni Alan Makovsky’nin makalesini kaçırmamanızı öneriyoruz.

Umran, İslâm Düşüncesinin İnşâsı başlığı altında İslamî düşünce yazılarına, Yaşayan İslâm başlığı altında öğretici İslâmî mesajlar taşıyan metinlere yer vermeye devam ediyor.

Abdullah Yıldız’ın daha önce M. Said Çekmegil ve A. Yüksel Özemre ile yaptığı “gönül sohbetleri”, bu sayıda Geçmişten Geleceğe Ko(nu)şanlar başlığı altında Şûle Yüksel Şenler’le gerçekleştirdiği ilgi çekici musahabe ile sürüyor.

Umran’ın edebiyat, mizah, deneme, kitap, yansımalar, aynadaki tebessüm ve artık bir klasik haline gelen ek sayfaları yine dopdolu ve canlı.

Yeni Umran’larda buluşmak duası ile Kurban Bayramı’nızı tebrik ediyor; bayramın hayırlara vesile olmasını diliyoruz. 

 


  • Sayı: 304
  • Sayı: 303
  • Sayı: 302
  • Sayı: 301
  • Sayı: 300
  • Sayı: 299
  • Sayı: 298
  • Sayı: 297
  • Sayı: 296
  • Sayı: 295
  • Sayı: 294
  • Sayı: 293